Türkçe English العربية русский

Kulak Burun Boğaz

Yedi Cihan Sağlık
31 Ekim 2014

Kronik Otitis Media (Kronik Orta Kulak İltihabı)

 Orta kulakta sıvı birikimi veya enfeksiyonun düzelmemesi durumunda kulak zarında değişikliklerin oluşmasıyla meydana gelen orta kulak iltihaplanmasıdır.

Kronik orta kulak enfeksiyonunun oluşma sebepleri arsında genetik(kalıtsal) ve çevresel  faktörlere bağlı olarak kulak kemiğinin havalanma bozukluğu gösterilmektedir.

Kulak zarında ufak bir delikten kulak zarının tamamen kaybolduğu orta kulağın skleroz(kireçlenme) haline geldiği farklı durumlarla karşılaşılmaktadır.

Kulak akıntısı en sık gözüken şikayettir. Sarı- yeşil renkli kokulu akıntı genellik olmaktadır.

İşitme Kaybı diğer sık gözüken şikayettir.Kulak testleri ile işitme kaybının derecesi ölçülmelidir.

Baş dönmesi ve çınlama bu hastalıkta görülebilmektedir. Yüz siniri felci ilerlemiş hastalıkta görülebilir.

Tedavi edilmemiş kronik orta kulak iltihaplarında kolesteatom adını verdiğimiz (iyi huylu yayılabilen inci tümörü) doku oluşabilmektedir.

Orta kulak iltihabının yayılmasına bağlı kafa içinde ve kafa dışında çeşitli riskler oluşabilmektedir. Menenjit, mastoidit, yüz siniri felci , beyin apsesi..vb hastalıklar oluşabilmektedir.

Tedavisi cerrahidir. Cerrahisinde; miringoplasti(kulak zarı onarımı),  timpanoplasti(kulak zarı ve kulak kemikçikleri onarımı) ve timpanomastoidektomi ameliyatları hastalığın yaygınlığına göre yapılmaktadır.

Kulak kemikçiklerinde harabiyete bağlı işitme kaybı olan olan hastalarda kulak kemikçikleri onarım ameliyatları aynı seansta yapılmaktadır.

Akut Otitis Media (Akut Orta Kulak İltihabı)

 Orta kulak boşluğunun enflamasyonu olarak tanımlanmaktadır.

Kulak ağrısı en sık görülen şikayettir. İşitme kaybı tabloya genellikle eşlik etmektedir. Kulak akıntısı kulak zarında iltihaplanmaya bağlı hasarlanmada görülmektedir.

Şikayetler hızlı bir şekilde başlar ve giderek ilerleme gösterir.

Çocukluk çağında çok sık görülür. 3 çocuktan 2’si yılda bir kez otit atağı geçirebilmektedir. Özellikle kreş çağında sık gözükmektedir.

-Biberonla besleme,

-Pasif sigara içiciliği,

-Alerji,

-Sık tekrarlayan ÜSYE gibi etmenler sonucunda sık görülmektedir.

Tanı konulmasında kulak zarı muayenesi yöntemi çok önemlidir. Tedavi aşamasında antibiyotikler ilk sıradadır. Düzelmeyen ve tekrarlayan ve yayılımı düşünülen enfeksiyonlarda kültür almak gerekmektedir.

Tedavi edilmemiş orta kulak iltihapları sonrasında kafa içinde ve kafa dışında çok ciddi riskler oluşabilmektedir. Menenjit, beyin apsesi, yüz siniri felci bunlardan bazılarıdır.

Seröz Otitis Media (Orta Kulakta Sıvı Birikmesi)

 Kulak zarınızın arkasında orta kulak boşluğunuzda tipik enfeksiyon belirtileri olmadan sıvı birikimi ile olan enflamasyon olarak tanımlanabilmektedir.

Akut orta kulak iltihabından sonra yada tamamen bağımsız olarak görülebilmektedir. Çocukluk çağında sık görülmektedir. Özellikle kreş çağında bulaş oldukça fazladır.

Konu ile ilgili birçok tartışma bulunmasına rağmen sebepleri arasında aşağıda sayacağımız hususlar önemlidir;

-Pasif sigara içimi,

-Sık ÜSYE geçirme,

-Adenoid dokusu hipertrofisi (geniz eti büyümesi),

-Barotravma (uçuş,dalış..)

-Alerji,

-Reflü..vb

Kulak zarının tipik görüntüsü tanı koymada önemlidir. Ayrıca basınç ölçümleri ve işitme değerlendirmeleri tanı koymaya yardımcıdır.

Tedavide ilaç tedavisi ve cerrahi seçenekleri mevcuttur. İlaç tedavisi uzman hekiminiz tarafından düzenlenmesi gerekmektedir. Cerrahi tedavide kulak zarına tüp takılmaktadır.

Burun Eti Büyümesi (Konka Hipertrofisi)

 Burun içinde sağ ve solda 3’er adet olmak üzere toplam 6 adet olan burun etleri burun fizyolojisinde çok önemli göreve sahiptir. Burnun nemlendirilmesi, ısıtılması ve burundan geçen havanın temizlenmesi burun etlerinin asıl görevleridir.

En sık görülen alt burun etinin büyümesidir. Çeşitli faktörlere bağlı özellikle alerji be burun eğriliğini kompanse etmek için büyüme asıl sebeplerdir.

Burun eti anatomik olarak kemik ve yumuşak doku olmak üzere 2 komponentten oluşmaktadır. Konka kemiğine bağlı veya konka yumuşak dokusuna bağlı hastalıklar oluşabilmektedir. Konka hipertrofisi başlığı altında incelenen hastalıkların tanısında hastalığın öyküsü ve muayene yeterli olmaktadır. Orta ve üst burun etleri problemlerinde gerek görülürsen radyolojik görüntüleme yapılmakatadır.

Konka cerrahileri yumuşak dokuya ve kemiğe yönelik olmak üzere 2 başlık altında incelenmektedir. Konkanın rezeksiyonu tümörler haricinde neredeyse tekedilmiş bir tekniktir. Küçültme ameliyatlarında yumuşak doku küçültmeleri ve kemik cerrahileri yapılmaktadır.

Konka hipertrofilerinde radyofrekans ile küçültme en sık kullanılan tekniklerden biridir. Konka yumuşak dokunun içine özel prob eşliğinde kontrollü ısı enerjisi verilerek yumuşak dokuda skar dokusu oluşturularak küçültme yapılan cerrahilerdir. Lokal anestezi altında uygulanmaktadır. Burun içine tampon konulmasına gerek kalmamaktadır. Nadiren kabuklanma görülebilmektedir.

Septum Deviasyonu – Septum Cerrahisi

SEPTUM   DEVİASYONU

Septum burun içinde orta hatta bulunan ön ½ kısmı  kıkırdak ve arka kısmı kemikten oluşan üzeri mukoza adı verilen doku ile kaplı ana solunum organıdır. Burun içinde diğer temel organımız konka adı verilen burun etleridir sağ ve solda 3’er adet olmak üzere toplam 6 adettir.

Oluşum sebepleri arasında en başlıca travma gelmektedir özellikle çocukluk çağında geçirilen burun travmaları ciddi şekilde burun eğriliği oluşturmaktadırlar.

Burun tıkanıklığı en başlıca semptomdur. Hastalar genellikle efor ve uyku sırasında eşlik eden tıkanıklık problemi ile fark etmektedirler. Uzun süredir deviasyon problemi olan hastalar normal burun solunumunu bilmedikleri için durumu patolojik kabul etmemektedirler. Diğer başlıca şikayet burun kuruması ve kabuklanmadır. Burun temel olarak havayı  ısıtma, nemlendirme ve temizleme gibi fonksiyonları mevcuttur.  Ağızdan alınan işlenmemiş hava üst solunum yolları ve akciğerlerde problemlere yol açabilir. Deviasyon normal seröz kıvamda olan burun salgılarını etkileyerek daha yapışkan olmasına yol açar. Sonuçta ortaya uzun süreli tekrarlayıcı geniz akıntısı problemleri ortaya çıkmaktadır.

Septum deviasyonu tedavisi cerrahidir. Cerrahi teknikler yıllar içerisinde gelişmiş ve minimal invaziv hale dönmüştür.

SEPTUM CERRAHİSİ

1900’lü yılların başından beri septoplasti operasyonları yapılmaktadır. İlk tarifinde SMR tekniği olarak tariflenen metod yıllar içinde daha kontrollü, fonksiyonel ve koruyucu tekniklere dönüşmüştür.

Septoplasti kapalı veya açık tekniklerde uygulanmaktadır. Eğriliğin şekline, yerleşimine ve düzeyine göre tekniğe karar verilmektedir.

Ameliyat lokal ve genel anestezi altında yapılmaktadır. Genellikle genel anestezi tercih edilmektedir.

Ameliyatla ilgili en çok sorulan soruların başında operasyon sonrasında burun içinde kan birikmesini engellemek için uygulanan tampon işlemi gelmektedir. Silikondan yapılmış splint tamponlar sıklıkla uygulanmaktadır ve daha önce uygulanan burun içi kapalı tamponlara göre ciddi anlamda konfor sağlamaktadır. Hasta ve hekimin tercihine göre tamponsuz burun ameliyatları yapılabilmektedir.

Septoplasti ameliyatının görülebilecek en sık riski kanamadır. Genellikle sızıntı şeklindedir. Burun içinde kıkırdakların etrafında kan birikmesi hematom ciddi bir durumdur ve müdahaleyi gerektirmektedir. Diğer ciddi riski burun içinde septumda perforasyon(delik) oluşmasıdır.

Horlama ve Uyku Apnesi

Uykuda hastalıklardandır.solunum bozuklukları başlığı altında incelenen

  • Basit Horlama
  • Tıkayıcı Uyku Apne Sendromu
  • Üst Solunum Yolları Direnç Sendromu
  • Alveolar Hipoventilasyon Sendromu

Horlama; uyku sırasında nefes alıp verirken, küçük dil ve yumuşak damakla birlikte boğaz ve çevresindeki gevşek yumuşak dokuların titreşimi ile ortaya çıkan anormal sestir.

Bir çok insan zaman zaman horlayabilir örneğin  aşırı yorgunluk, uyku öncesi alkol alımı ,kas gevşetici ve bazı allerji ilaçları alımından sonra olan horlamalar gibi, bu tip horlamalar hastalık olarak kabul edilmez. Bu gruba pozisyona bağlı  sadece sırtüstü yatış pozisyonunda  horlayanlarda sayılabilir.

Her gece ve her türlü yatış pozisyonda ortaya çıkan ve özellikle kişinin beraber yaşadığı bireylerin  “rahatsız edici” olarak tanımladığı horlamalar ise anormal, yani hastalık olarak kabul edilmelidir.

Yaş arttıkça horlama sıklığı artmaktadır; erkeklerde 30 yaş altında %10 iken, 60 yaş üzerinde %66 olarak bulunmuştur. Yaş dışında şişmanlık ile de ilişkilidir; ideal ağırlığının %15 üzerinde olanların yarısından çoğunda görülür.

Yumuşak damak ve küçük dilin normalden uzun, aşırı sarkık olması: Uzun yumuşak damak, burundan boğaz bölgesine geçişin daralmasına sebep olabilir. Yumuşak damak, boğazdan aşağıya uzandıkça, nefes alırken bir kapak gibi davranarak horlamanın o gürültülü seslerinin oluşmasına katkıda bulunur.. Uzun bir küçük dil durumu daha da ağırlaştırır.

APNE; en az 10 sn süre ile ağız ve burundan hava akımının durması.

HİPOPNE,hava akım miktarının %50 den fazla azalması veya kısmi hava akımı olması yada desatürasyonla birlikte genellikle hava yolundaki kısmi bir tıkanıklığa bağlı olarak 10 sn veya daha fazla yüzeysel solunum atağının olmasıdır.

OBSTRÜKTİF UYKU APNESİ : Abdominal ve torasik solunum eforu olmasına rağmen,ağız ve burundan hava akımının kesilmesidir; yani solunum eforu olmasına rağmen hava akımının olmamasıdır

POLİSOMNOGRAFİ: 1 gece boyunca süren çeşitli parametreler ışığında hastalığın tanısını ve evresini koymamızı sağlayan altın standart testtir.

Tedavi aşamasında genel önlemler önemlidir. Bütün kilolu hastalarda kilo vermeye özendirilmeli, alkol ve sedatiflerden uzak durulmalı ek olarak sigarayı bıraktırma özendirilmeli, sırtüstü yatış pozizyonundan kaçınılmalı

Hormon bozukluğu olabilecek hastalıklar tedavi edilmelidir.

Mekanik cihazlar tedavinin diğer ana elemanlarından biridir. Cerrahi tedavide yıllar içinde çok farklı teknikler geliştirilmiş. Yumuşak doku cerrahileri ve yüz çene kemiklerine yönelik cerrahiler başlığında incelenir.

Tedavide en önemli aşama uykuda tıkalı olan bölgeyi doğru saptamaktır. Uyku Endoskopisi kullanım sıklığı olarak giderek artmakta ve diğer yöntemlere üstünlüğü objektif olarak saptanmakatadır. Uyku endoskopisi ayrı bir başlık altında ayrıca incelenecektir.

© 2014 Yedi Cihan - Telif hakları tarafımızca saklıdır.       Web Tasarım